Kayıt   Şifremi Unuttum   Aktivasyon
       
  • Ana Sayfa
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Yeni gönderilen iletileri göster.
  • Giriş Yap
  • Kayıt
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Dergah'tan...
Cevap SayısıCevap Sayısı: 502 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 10328 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1] 2 3 ... 34   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Dergah'tan...  (Okunma Sayısı 10328 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Kasım 2009, 00:06:39
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No : 24869
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: malik toprak

Mesaj Sayısı: 14
Nerden : samaun
Karma +2/-0
1 Mesajına Toplam
2 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« : 23 Kasım 2009, 00:06:39 »

Ve yaratıldı söz ve kuruldu kainat.Sözün yaratılışı Adem'den önceydi ve Adem üç harf üzre yaratıldı:AynŞinKaf.
Niyetim burada kah sevgilini saçları ucundaki ateşi yakalamak kah Cemşit olmak ya da hisse- i kahr olmak.
Ben söz başında aşk dedim siz ne der siniz?
Nedir aşk?
« Son Düzenleme: 29 Mayıs 2010, 16:57:17 Gönderen: mesuthayat » Logged
Duyurular

Forum Bölümüne Dosya Eklemek için Buraya Tıklayınız.
Office 2007 dosyalarını açabilmek için Buraya Tıklayınız.

Logged
maliktoprak Nickli Üyemize Teşekkür Eden 2 Kullanıcı: serveribedi (23 Kasım 2009, 08:06:17), AreS (23 Kasım 2009, 01:38:32)
maliktoprak Nickli Üyemize Karma Veren Kullanıcı: AreS [+](23 Kasım 2009, 01:38:32)
23 Kasım 2009, 00:16:40
AreS
Site Sorumlusu
******
Üye No : 24792
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: AreS

Mesaj Sayısı: 2334
Nerden : Sınırların Ardında..
Karma +173/-0
Aylak Adam..
345 Mesajına Toplam
1624 Kere Teşekkür Edildi
2 Mesajına Toplam
2 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 23 Kasım 2009, 00:16:40 »

OOOOO çok güzel bir konu açmışsınız hocam...Buraya bu konu hakkındaki düşüncelerimizi yazabiliriz..

Aşk üzerine kimler neler söylememiş ki...Cemal Süreya'nın kaleminden dökülen şu hecelere dikkat çekmek isterim:

sen şimdi sen kalkip gidiyorsun. git.
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
oysa Allah bilir bugün iyi uyanmiştik
sevgiyeydi ilk açilisi gözlerimizin sirf onaydi
bir kuş konmuş parmaklarima uzun uzun ötmuştü
bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamişti

oysa kalbim işte şuracikta çarpiyordu
şurda senin gözlerindeki bakimsiz mavi, güzel lafli istanbullar
şurda da etin çoğaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek
ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
biraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik

oysa bir bardak su yetiyordu saçlarini ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
yüzünün bitip vucudunun başladığı yerde
memelerin vardi memelerin kahramandı sonra
sonrasi iyilik guzellik.

Diye tarif ettiği bir Aşk mı...

Yoksa
Erdem BAYAZIT'ın  dediği gibi "BİR ADI DA YORULMAMAK OLAN " Aşk mı ?

Haydi gel sevgilim
Uzanalım toprağın altına
Çiçekler mayalansın göğsümüzde
Bu akıp giden bu kör gidip yol giden
Kalabalıkları bu insanları
Ezen çiçekleri, bir kere bile farkına varmayan
Dökülen bu yıldızları yağmur birikintilerine
Çiğneyerek geçen bu adamları ve kadınları
Uyarmak için bir an durdurmak için
Bu bizi terkeden, bacaları öksüz ve boynu bükük
İçimizde sonsuzluk kavislerinden izlerini taşıdığımız
Ama şimdi kendimizi zorlasak da
anımsayamadığımız tasarlayamadığımız o kırlangıçları
Ah tekrar dönülebilir mi? yaşayabilirmiyiz ?
Uzansak yerin altına ve toprak olsak.
 



Logged

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatrına 'sen' kalayım...!
23 Kasım 2009, 00:26:53
AreS
Site Sorumlusu
******
Üye No : 24792
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: AreS

Mesaj Sayısı: 2334
Nerden : Sınırların Ardında..
Karma +173/-0
Aylak Adam..
345 Mesajına Toplam
1624 Kere Teşekkür Edildi
2 Mesajına Toplam
2 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 23 Kasım 2009, 00:26:53 »

Aşk içinde aşk için seslenişin en uygun biçimini bulduğum kanısındayım. Merhamet belki çok yüce bir şey ve muhtemel ki merhamet aşktan üstündür. Tapınmak... onun yüceliğine diyecek yok.
 
Diyen bir İsmet ÖZEL sözlerine söyle devam ediyor  AynŞinKaf üzerine

Adı aşk olan her ne ise maddiyat alanına girmeyen, nesneler dünyasında karşılığı bulunmayan bir şey midir? Yoksa çocuklara ayıp olduğu öğretilen şeyden başka bir şey değil midir aşk? Elbette ikincisi. Aşkı hiçbir zaman o iç bayıltan yumrulardan, yumuşaklıklardan, ıslaklıklardan, tüylerden, tomurcuklanmalardan koparmaya, ayrı tutmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Evet. Evet. Evet. Aşk bilhassa üremeye ilişkindir. Yani çoğalmaya, büyümeye, daha fazlasına gidilemeyecek derecede eksiksizleşmeye...

Aşk insanlar arasında ve insanlar içindir. Çünkü aşkın halleri ve insanın halleri birbiriyle örtüşür. Her ikisi de tende ve tenden başlamak zorundadır. Hem aşk, hem de insan tende çakılıp kalmadığı takdirde kendisi olabilir. İnsandan gayrı canlıların tozlaşmasını, çiftleşmesini aşktan arındırabilirsiniz. Çünkü gayrı canlıların üremesi türlerinin devamından başka bir anlam taşımaz. İnsanlar ise aşk ile birbirlerini üretirler. Kendilerini çoğaltırlar ve büyürler.

İşte bu sebepten ötürüdür ki "Ey sevgili!" demem ben; "sevgili sevgili " derim. Sevdikçe söylerim, söyledikçe severim. Sevildikçe söylerim, söyledikçe sevilirim. Sevdiğimi söylerim, söylediğimi severim. İşkence altında benim ifademi almak mümkün olmaz. İfademi çünkü çoktan sevgili sevgili almıştır.



Sorarım size hangi aşk hocam ?
Logged

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatrına 'sen' kalayım...!
AreS Nickli Üyemize Teşekkür Eden Kullanıcı: baydiwit (23 Kasım 2009, 22:04:02)
23 Kasım 2009, 00:28:07
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No : 24869
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: malik toprak

Mesaj Sayısı: 14
Nerden : samaun
Karma +2/-0
1 Mesajına Toplam
2 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 23 Kasım 2009, 00:28:07 »

Geceni alaca karanlığa döküldüğü bu saatte ben yazıcı gözlerime uyku yanaşmazken yazmaya başladım. Ve sordum kendine: Nedir Aşk? Bir sarhoşluk mu? Bir kendinden geçiş mi? Ya da neyi sevdiğini bilmek mi?
Kalbim henüz bu soruya yanıt verecek kadar olgunlaşmamış olmalıdır ki bir türlü bulamadım bu sorunun cevabını.Bir de aşık olmak bir istidat mıdır?
Bu sorular durgun sular gibi azalan benliğime yapışmış birer sümüklü böcek gibi kalbimi ve beynimi yiyip bitirmekte. Yine aynı sorular geceyi aydınlatan ateş böcekleri gibi yön tarif etmekte bana. Neydi ama neydi Kays'ı çöllere düşüren şey?Çöle ardından bir ölüm bırakmıyorsa da bir hikaye bıraktıran şey?Kalbi yangın yerine çeviren ve pişiren....
Yanan anlımızı hangi serin sularda ve nerde dinlendirecez?
Logged
23 Kasım 2009, 00:32:14
AreS
Site Sorumlusu
******
Üye No : 24792
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: AreS

Mesaj Sayısı: 2334
Nerden : Sınırların Ardında..
Karma +173/-0
Aylak Adam..
345 Mesajına Toplam
1624 Kere Teşekkür Edildi
2 Mesajına Toplam
2 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 23 Kasım 2009, 00:32:14 »

Geceni alaca karanlığa döküldüğü bu saatte ben yazıcı gözlerime uyku yanaşmazken yazmaya başladım. Ve sordum kendine: Nedir Aşk? Bir sarhoşluk mu? Bir kendinden geçiş mi? Ya da neyi sevdiğini bilmek mi?
Kalbim henüz bu soruya yanıt verecek kadar olgunlaşmamış olmalıdır ki bir türlü bulamadım bu sorunun cevabını.Bir de aşık olmak bir istidat mıdır?
Bu sorular durgun sular gibi azalan benliğime yapışmış birer sümüklü böcek gibi kalbimi ve beynimi yiyip bitirmekte. Yine aynı sorular geceyi aydınlatan ateş böcekleri gibi yön tarif etmekte bana. Neydi ama neydi Kays'ı çöllere düşüren şey?Çöle ardından bir ölüm bırakmıyorsa da bir hikaye bıraktıran şey?Kalbi yangın yerine çeviren ve pişiren....
Yanan anlımızı hangi serin sularda ve nerde dinlendirecez?

Mükemmel olmuş hocam.Ellerine ve kalemine sağlık...Sorduğun soruların bazılarının cevaplarını Erdem Bayazıt'tan vermek istiyorum...

Ah oruçlu bir ağustos vaktinde

Bir kayanın dibinden kaynayan

Soğuk ve berrak sulara

Uzanıp kana kana

Avuç avuç alıp

Yüzümüzde içimizde

Duyduğumuz

Gibi

Aşk.

 

Ah bir yalnızlık vaktinde

Herkesle birlikte olduğumuz

Gene de yalnız olduğumuz

Bir parkta

Ta uzaklardan gelir gibi

Bir tamburdan bir ezginin

Bizi bizden ve herşeyden

Alıp götürdüğü gibi

Aşk.
Logged

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatrına 'sen' kalayım...!
23 Kasım 2009, 00:38:29
AreS
Site Sorumlusu
******
Üye No : 24792
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: AreS

Mesaj Sayısı: 2334
Nerden : Sınırların Ardında..
Karma +173/-0
Aylak Adam..
345 Mesajına Toplam
1624 Kere Teşekkür Edildi
2 Mesajına Toplam
2 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 23 Kasım 2009, 00:38:29 »

Bir soru da benden gelsin o halde ;

"Aşk gelince cümle eksikler biter"
İsmet Özel böyle diyor da, aşk geldiğini nasıl haber verir insana, ya da gittiğini?
Bunu anlamanın bir yolu var mı?

Sevgili Sevgili, güzel bir sesleniş, peki karşı tarafın topuna tüfeğine karşın, kişinin kendisinde başlayıp bitmiyor mu bu aşk denilen şey? O zaman karşıdakine bu kadar sesleniş ve hörmet niye?
Logged

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatrına 'sen' kalayım...!
23 Kasım 2009, 14:14:23
Destekçi Üyelerimiz
*****
Üye No : 5373
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 190
Nerden : Hatay
Karma +1/-0
9 Mesajına Toplam
9 Kere Teşekkür Edildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 23 Kasım 2009, 14:14:23 »

Çünkü aşka ulaşmak esastır, aşka ulaştırana da bu kadar vefa çok değil...
Logged

Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim..
23 Kasım 2009, 17:49:38
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No : 24869
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: malik toprak

Mesaj Sayısı: 14
Nerden : samaun
Karma +2/-0
1 Mesajına Toplam
2 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 23 Kasım 2009, 17:49:38 »

İncecik bedenden hissedilen kocaman bir dünyanın tadı…Kumral tenden akan karanlık, kumralından sızan aydınlık, kumrallığından coşan tüm hepsi…Aşk bugün yeterince ince, yeterince kumral. Aşk bugün belinde okşadığım sevgiler, renginden kokladığım nefretler,hüznünden aldığım sonbahar, neşeden yayılan bir yaz gecesi… Kıvrımlarından bir dünyayı, avuçlarından tüm mevsimleri doyuran bir sevinç. Aşk benim hayatım… Kokuna gizlenmiş bir sonsuzluk.
Yanıma uzanıp derin derin nefes almaya başladığında anlamı çöküyor yaşantımın. Bazen konuşurken, bazen sustuğunda duyuyorum melodiler. Ellerimden alıp dudaklarıma, boynundan koparıp gözlerimin içine beni bıraktığında cevaplıyorum tüm soruları.
Kahkahandaki bayram sabahları topluyorum şekerlerimi. Anneme uzanıyorum aynı bayramda. Aynı elbisede aynı berrak aynı ölümsüz duygular. Gülüyorsun gözlerinden..
İçine ağlarken oyuncağın kırılıyor, dolup taşarken atlı karıncada dans ediyorum sessizce. Ve sen bana sevgilim doğmamış bir bebeği, doğmamış bir sevinci aşılıyorsun gün be gün. Ve sen bana sevgilim, bir hayatı özetliyorsun inceliğinde. Kokuna sakladığım bir umudu büyütüyor, tenine sığdığım bir beni öğretiyorsun kendi renginden.
Ben aşka gözlerinden uzanıyorum… bir ilaha, bir mucizeye, her şeye… Yanına uzanıp derin derin nefes almaya başladığımda anlamı çöküyor yaşantımın…

Logged
23 Kasım 2009, 18:37:24
Üye
**
Avatar Yok
Üye No : 10893
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 249
Nerden : Eskişehir
Karma +0/-0
5 Mesajına Toplam
6 Kere Teşekkür Edildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 23 Kasım 2009, 18:37:24 »

AŞK RİSALESİ
Dirilmek yeniden
Yerin uyanması gibi kımıldaması gibi toprağın
Bulutları yarması gibi gün ışığının
Yağmurun ansızın boşanması
Binlerce kuşun bir anda parlaması havalanması
Erimesi gibi karların ve buzulların
Patlaması gibi dal uçlarında tomurcukların

Dirilmek yeniden
Yüzyıl süren bir berzahtan geçmişiz gibi
Kandan kinden öfkeden
Üstümüze bir sağnak boşanmış gibi
Sürekli lekelendiğimiz çözülmeye terkedildiğimiz
Bir bataktan çıkar gibi.

Yürürken otururken yatarken
Hep çürümek durumunda kalmış
Duyduklarımızdan dolayı kulaklarımız
Gördüklerimizden ötürü gözlerimiz
Dokunduklarımız için ellerimiz.

Belli bir bozgun yaşamışız
Her şeye ölüm dadanmış sanki
Kadınlar ki anne olmamak için direniyorlar
Erkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlar
Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar
Çocukluk kalkmış dünyadan gibi
Her çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki.

Aşkın son saltanatını yaşamak içinmi ey kalbim
Ruhun serüvenine bir kale olmak için mi?
Bu başkaldırma kanatlanma.

Durmadan geçiyordu o zamanlar
Üstümüzden tanklar toplar binler tonluk arabalar
Boğuk bir ses madeni bir böğürme
Bir metropol devinin içimiz titreten iniltisi
Ta uzaklarda şehirlerin üstünde kımıldayan
Bir korkunun yüreğimizde biriken tedirginliği
Bir sam yeli gibi bedenimizi yüzümüzü saçlarımızı
Yalayarak
Çekiyordu bizi ve herkesi.

Ama sen uzaklardaydın ey kalbim
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı
Ayın ve yıldızların çağlayarak
Berrak şelaleler yaparak
Coşku içinde aktığı
Bir yerlerdeydi.

Hani bir gün bir çobana rastlamıştık
Kavalıyla bir sümbülü emziriyordu
Adı ferhat mıydı neydi
Koyunların kurtların böceklerin ve çiçeklerin
Sadakatten mest oldukları
Her birinin gözlerinde
Kaybolur gibi kayar gibi
Dalıp gittiğimiz o saadet evreni
Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç
Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan.

Yaslan göğsüme sevdiğim
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir
Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir toprak gibidir
Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin güneş gibisin bazan.

Usul usul inen
Yağmur tıpırtılarını
Dinler gibi
Dalıp gitmiştik
Sen konuşuyordun
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun
Onlar ki konuklarımızdı
Adları Keremdi Yusuftu Kaystı
Hepsi de ezelden tanıdıktı dosttu.

( Ara Çağrı )
Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi unutmadım

Aşktı alıp verilen altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki
unutmadım

Can oynanırdı evlerde yollarda meydanlarda
Can alınıp can verilirdi hiç unutmadım

Sen uyurdun uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi
Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki unutmadım

Ah sevgili ! Hayat görünürdü kapından, bir çırpınış
yüreklerimizde
Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde
unutmadım

Toprağa düşen tohum onda gizlenen renk şekil koku
Senin için biçimlenirdi renklenirdi kokardı senin için
unutmadım

Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri
İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah
unutmadım

O dirildi O dirildi diye birden çalkalanan sokaklar
Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı hiç unutmadım
Ey aşk ey dirilik soluğu ey evrenin hareket kaynağı
Nasıl unuturum nasıl unuturum hiç unutmadım.

Haydi gel sevgilim
Uzanalım toprağın altına
Çiçekler mayalansın göğsümüzde
Bu akıp giden bu kör gidip yol giden
Kalabalıkları bu insanları
Ezen çiçekleri, bir kere bile farkına varmayan
Dökülen bu yıldızları yağmur birikintilerine
Çiğneyerek geçen bu adamları ve kadınları
Uyarmak için bir an durdurmak için
Bu bizi terkeden, bacaları öksüz ve boynu bükük
İçimizde sonsuzluk kavislerinden izlerini taşıdığımız
Ama şimdi kendimizi zorlasak da
anımsayamadığımız tasarlayamadığımız o kırlangıçları
Ah tekrar dönülebilir mi? yaşayabilirmiyiz ?
Uzansak yerin altına ve toprak olsak.

Haydi gel sevgilim
Bir daha deneyelim
Bir kere daha kesmek için yolunu kalabalıkların
Yüreğimizden gönlümüzün derinliğinden
Vermek hep vermek için
Çünkü dağıttıkça çoğalır bizim zenginliğimiz
Aşkın bir adı da berekettir
En iyi anlatandır o
Hirada bir mağarada
Gözden döküleni
Gönülden geçeni.

Ah hep o kelimeyi bulmak için bütün bu
Çabalarım
Seni çağıracak olan.

Nasıl da unuttuk
Oysa daha anar anmaz adını
Ansızın patlayan bahara bir pencere açmışız gibi
Kış ortasında çıkıveren güneş gibi
Birden sıyrılıverip bulutlardan
Üryan görülen can gibi
Doldururdun içimizi
Ve eviçlerimizi.

Ah oruçlu bir ağustos vaktinde
Bir kayanın dibinden kaynayan
Soğuk ve berrak sulara
Uzanıp kana kana
Avuç avuç alıp
Yüzümüzde içimizde
Duyduğumuz
Gibi
Aşk.

Ah bir yalnızlık vaktinde
Herkesle birlikte olduğumuz
Gene de yalnız olduğumuz
Bir parkta
Ta uzaklardan gelir gibi
Bir tamburdan bir ezginin
Bizi bizden ve herşeyden
Alıp götürdüğü gibi
Aşk.

Haydi gel sevgilim gene arayalım
Makam-ı İbrahimde rastlanan ayak izlerini
Dedesinin elinden tutup Kubays dağına götürdüğü
Yüzüsuyu hürmetine yağmur istediği
Yeryüzünün bereketlenip çiçeklerle bezendiği
Develerin coşarak çöllerde
Ayak sesleriyle şiirler bestelediği
O vakitleri.

Haydi gel bir daha bir daha
Arayalım
Herkesin ve herşeyin uykuya vardığı
Bir vakitte
Gürül gürül
Bardaktan boşanır gibi
Yeryüzünü ve gökyüzünü
Dünyanın bu yüzünü ve öbür yüzünü
Geceyi ve gündüzü
Dolduran
Yüreğimizi kuşatan
O kitaptan
Okunanı.

Yaşamak, avını gözleyen
Sessiz gergin
Soluk soluğa
Bir atmaca
Sağ elimin
Parmakları ucunda.

Ve ölüm
Bir güvercin
Beyaz
Süzülen masmavi gökten
Berrak sulara.

Bir yıldız kayıyor kayıyor kayıyor
Bir dal uzuyor uzuyor
Bir gül kanıyor bir seher vaktinde
Yanıyor bir ateş için için
İçimde içimin de içinde
Bir ezgi dönüyor dönüyor dönüyor
Bir ney eriyor dudaklarımda

Aşkın bir adı da yorulmamaktır.

ERDEM BEYAZIT

Logged
23 Kasım 2009, 18:40:02
Üye
**
Avatar Yok
Üye No : 10893
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 249
Nerden : Eskişehir
Karma +0/-0
5 Mesajına Toplam
6 Kere Teşekkür Edildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 23 Kasım 2009, 18:40:02 »

'A' EN 'ŞIK' HALİNDE BEKLİYORMUŞ BENİ

bir yıldız bir virgül ile çıktım en uzun yollara

bir ağacın gölgesini mürekkep diye çektim kalemime
rüzgara yazdım en “şık” şiirlerimi
tersine dönünce her şey
üşüsün diye dünya

ben sözel bir bahçede güzel bir oyuncak oldum
sözcükler büyüsün
oynarken benimle diye

onlar bir yağmur bulutu oldu ben ıslandım içinde

aktım bir zaman yer altı sularında

şimdi
köşedeki çeşmenin akan suyuyum
tasıdır kafatasım
aşınsın diye değen dudaklarda

a dan z ye aradım aşkın hallerini

oysa o yolun başındaki “A”
en “şık” halinde beklermiş beni

bırakıyorum sözcüklerin gücüne kendimi
olmadık bir şeyin olmasından kopuyor ödüm
korkmak da gidiyor gücüme

hep aklıma gelen geldi başıma
ben geziyorum şiirin içinde
aklıma gelmeyen bir şey gelsin diye başıma

kimsenin umuru olmayacak bu dizelerde
kim bilir kim düşünecek belki de beni

ben burada kayboldum ararken kendimi

cevapladığım sorular tohum gibi saçıldı ömrüme

geç anladım cevap vermek çoğaltmakmış soruyu

susmanın kesilince gırtlağı
kan akışı oluyor sözcükler gökyüzüne

bir ağacın gölgesini çektim kalemime
ben rüzgara yazdım
o savruldu bir kara bulut gökyüzüne
ıslanıp yağmurlarından
karıştım yer altı sularına
köşede akan çeşmenin suyunda su durdum
çoğalıp sorular doldu kafa tasıma
aşınıp duruyor şimdi verdiğim cevaplar dudaklarınızda

sustukça
ezdiler güneşimi
çok oldum karanlıklarda

en yakın akrabam güneştir
bakmayın benim böyle kan kırmızı aktığıma

en iyi bildiğimi yaparım
geldim
ayaz gecelerinizi sarhoş yapmaya
Necmi OTCU
Logged
23 Kasım 2009, 18:45:45
Forum Sorumlusu
*****
Üye No : 12251
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 825
Nerden : izmir
Karma +32/-0
66 Mesajına Toplam
459 Kere Teşekkür Edildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 23 Kasım 2009, 18:45:45 »

"Aşk" kavramı üzerine güzel bir arşiv oluşmuş oldu. Dostlarımıza teşekkür ederim.
Logged

Nihat Büyükarslan
23 Kasım 2009, 21:52:47
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No : 24869
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: malik toprak

Mesaj Sayısı: 14
Nerden : samaun
Karma +2/-0
1 Mesajına Toplam
2 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 23 Kasım 2009, 21:52:47 »

Ademe eş noktadır
Gördüğün düş noktadır
Ademi adem eden
Üç harf ve beş noktadır
Logged
23 Kasım 2009, 23:10:29
Forum Sorumlusu
*****
Üye No : 25250
Cinsiyet: Bayan
Ad Soyad: Itır

Mesaj Sayısı: 595
Nerden : Isparta
Karma +32/-0
88 Mesajına Toplam
343 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 23 Kasım 2009, 23:10:29 »

Aşk deyice "Tek Hece" şiiri geldi aklıma.Aşkı en iyi "Aşk" anlatır diye düşünüyorum.

Tek Hece

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğime Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı icin kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim

Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Embiyanın yüzündeki nur benim

kimsesizim hısmımda yok hasmımda,
görünmezim cismimde yok resmimde,
dil üzmezim tek hece var ismimde,
barınağım gönül denen yer benim.
 
Cemal Safi
 
Logged

Geçmişin derinliklerinden çıkardığımız inciyi deldik ve sözü dizmeye başladık...
23 Kasım 2009, 23:56:55
AreS
Site Sorumlusu
******
Üye No : 24792
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: AreS

Mesaj Sayısı: 2334
Nerden : Sınırların Ardında..
Karma +173/-0
Aylak Adam..
345 Mesajına Toplam
1624 Kere Teşekkür Edildi
2 Mesajına Toplam
2 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 23 Kasım 2009, 23:56:55 »

Maliktoprak hocam gerçekten harika yazılar..Kalemine sağlık.Buradaki yazıları derleyip okul dergisine koymayı düşünüyorum.Güzel bir arşiv oluşuyor..Okul dergisine aylık bir tema seçip o tema etrafında yazılar derlemeyi düşünüyorum..Yazan arkadaşların kalemlerine sağlık..
Logged

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatrına 'sen' kalayım...!
24 Kasım 2009, 23:05:57
CASUS
Üye
**
Üye No : 106
Cinsiyet: Bay
Ad Soyad: MUSTAFA

Mesaj Sayısı: 258
Nerden : ESKİŞEHİR
Karma +39/-0
45 Mesajına Toplam
213 Kere Teşekkür Edildi
1 Mesajına Toplam
1 Kere Karma Verildi

Çevrimdışı
« Yanıtla #14 : 24 Kasım 2009, 23:05:57 »

GERÇEK AŞK BENCE İNSANIN DÜNYA ÜZERİNDE HİÇLİĞİNİ ANLAYABİLMESİ VE ULAŞILMASI İMKANSIZ OLAN AŞKA ULAŞMASI DEĞİL O YOLDA ÖLMEYİ GÖZE ALABİLMESİDİR.

AŞK DEYİNCE AKLIMA YUNUSEMRENİN ŞU ŞİİRİ GELİVERDİ.


Ben Yürürüm Yana Yana / Yunus Emre

Ben yürürm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne akîlem ne divâne
Gel gör beni aşk neyledi

Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akarsulayın çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarım dilden dile
Gurbette halim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
O yâri düşte görürüm
Uyanıp melûl olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus bîçâreyim
Baştan ayağa yâreyim
Dost ilinden âvâreyim
Gel gör beni aşk neyledi
Logged

BİLMİYORUM NE HALDEYİM
GİDİYORUM GÜNDÜZ GECE...
Etiket:

Google Words: Dergah'tan... Dosyası, Dergah'tan... Belgesi, Dergah'tan... Programı, Dergah'tan... Oyunları, Dergah'tan... Download, Dergah'tan... Resimleri, Dergah'tan... Hikayeleri, Dergah'tan... Haberleri, Dergah'tan... İndir, Dergah'tan... Yükle, Dergah'tan... Videosu, Dergah'tan... Arşivi, Dergah'tan... Albümü,
Sayfa: [1] 2 3 ... 34   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: